Verinizi Doğru Şekilde Koruyor Musunuz?

feyzabasaran-dellemcFeyza Başaran
Senior Systems Engineer – Dell EMC Turkey

Kurumlarda veri güvenliği ve iş sürekliliği her geçen gün daha büyük önem taşımaktadır. Kesintiler planlı ya da plansız olabilir. Teknoloji güncelleme, bakım, taşınma gibi sebepleri planlı kesintiler başlığı altında toplarken, elektrik kesintisi, deprem, sel, yangın gibi sebepler plansız kesintiler olarak değerlendirilir. Her iki durum da kurumlarda gelir, üretkenlik, imaj kaybı ile beraber müşteri memnuniyetsizliği ve kaybı yaşayabilirler.

Vanson Bourne’un, 18 ülkede, 11 farklı sektörde yer alan kurumlardaki 2.200 bilişim teknolojileri karar vericileri arasında yaptığı araştırmaya baktığımızda dikkat çekici oranlar göze çarpmaktadır:

  • Kurumların %52’si kesinti yaşamıştır.
  • %29 oranında veri kaybı olmuştur.

Sistemlerin %99 erişilebilir olması, günlük yaşam değerlendirmesine göre oldukça yüksek bir oran olarak  gözükse de, bunun ayda 7 saat 20 dakika kesinti anlamına geldiğini düşünürsek bilişim dünyasındaki birçok kişinin yorumu değişebilir. Bilişim dünyasında saniyeler, dakikalar, saatler ayrı bir önem taşımaktadır. Bir sistemin bir yıl boyunca her ay 7 saat çalışmaması birçok kurum ve uygulama için kabul edilebilir bir oran değildir.

Erişilebilirliği bir seviye yukarı taşımak yani %99.9 yapmak, kesinti süresini ayda yaklaşık 43 dakikaya indirir.  Yani virgülden sonraki her bir 9 rakamı bir IT yöneticisinin hayatında önemli dakikalara karşılık gelmektedir.

IT yöneticilerinin veri koruma ile ilgili karar verirlerken dikkate almaları gereken iki önemli parametre bulunmaktadır : RTO (Recovery Time Objective / Kabul Edilir Kesinti Süresi) ve RPO (Recovery Point Objective / Kabul Edilebilir Veri Kaybı)

dellemcmakale1

1. Recovery Point Objective (RPO) – Kabul Edilebilir Veri Kaybı

Felaket anından geriye dönük kabul edilebilir veri kaybı süresi anlamına gelir. Felaket anından önce ne kadar sürelik veri kaybedilebileceğini gösterir.

Örnek vermek gerekirse bir iş sürecine ait RPO değerinin 20 dakika olması demek yaşanacak kesinti sonucunda sistemin 20 dakikalık veri kaybına tahammülü var demektir.

Veri ne kadar kritikse RPO değeri o kadar düşük olur.

2. Recovery Time Objective: (RTO) – Kabul Edilebilir Kesinti Süresi

Felaket anından ileriye dönük olarak,  sistemlerin ne kadar sürede  çalışır hale gelmesi gerektiği bilgisidir. Üretim sistemlerinin kabul edilebilir kesinti süresidir. Örnek vermek gerekirse bir iş sürecine ait RTO değerinin 20 dakika olması demek yaşanacak kesinti sonrasında sistemin  en geç 20 dakika sonra tekrar çalışır hale gelmesi gerekir demektir.

Veri ne kadar kritikse RTO değeri de o kadar düşük olur. 

Bu süreleri kısaltmak her kurumun hedefleri arasında yer alır ancak bunu sağlayabilmek için gerekli insan kaynağı ve altyapı yatırımına ihtiyaç duyulur. Vanson Bourne’un yapmış olduğu araştırmaya göre kurumların sadece %9’u bir saatten kısa sürede çalışır hale gelirken, ortalama değer 7 saat mertebelerindedir.

RPO ve RTO ihtiyacının net belirlenmesi doğru veri koruma çözümlerinin oluşturulması için önemlidir. Eğer bu değerler saatler mertebesinde ise “Arşivleme” çözümleri yeterli olurken, değerler dakikalar, saniyeler mertebelerine geldikçe “Yedek”, “Anlık Kopya” ve “Uzak Kopya” çözümleri oluşturulması gerekebilir. Tüm bu çözümler “Felaket Kurtarma” Çözümleri başlığı altında değerlendirilebilir. Felaket gerçekleşir ve sonrasında kullanılan altyapıya bağlı olarak kurtarma senaryoları devreye girer.

dellemcmakale2

Hepsinden farklı; sıfır kesinti olarak tanımlayabileceğimiz “Kesintisizlik” durumunu, “İş Sürekliliği” olarak nitelendirebiliriz. Burada felaket yaşanmaz denilebilir. Altyapı, kullanıcıların bu durumu hissetmeden hayatlarını devam etmelerine imkan sağlar.

Bu çözümleri oluştururken önemli parametrelerden bir tanesi de yapılan yatırımlar ile ileride oluşabilecek iş ihtiyaçlarını karşılayabilecek altyapının hazır olup olmadığıdır. Vanson Bourne araştırmasına göre kullanıcıların %18’i mevcut ortamlarının bu ihtiyacı adresleyebileceğini düşünüyorlar. Peki nedir bu ihtiyaçlar?

Gartner‘ın 8 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan “Magic Quadrant for Data Center Backup and Recovery Software” araştırmasından çıkan bazı stratejik planlama öngörüleri aşağıdaki gibidir:

  • 2019 yılında orta ölçekli işletmelerin %30’u backup amaçlı olarak genel bulut altyapılarını kullanacaklar. Bugün bu oran %5.
  • 2020 yılında, veri depolama sistemlerinin %10’u, yedekleme uygulamasına gerek duymadan kendisini korur hale gelecek. Bugün bu oran %2.
  • 2018 yılında yedekleme altyapısı olarak bulutu kullanan kurumsal müşterilerin sayısı iki katına çıkacak.

DellEMC ürün portfoyündeki çözümler bulut ile entegre çalışabilmekte ve kurumların önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyabileceği çözümleri de adresleyebilmektedir.

Kritik uygulamalar sanallaşıp, veri merkezleri özel, genel ve hibrit bulut ortamlarına doğru yöneldikçe doğru RPO, RTO değerlerini belirleyip doğru çözümleri kullanmak ve gelecekte kurulacak yapılar ile entegrasyonda problem yaşamayacak çözümleri tercih etmek daha da kritik bir hal almaktadır.  “Bir çözüm her ihtiyacı karşılar” yaklaşımı yanlış olup bugünü ve yarını adresleyebilecek çözümler değerlendirilmelidir. DellEMC ürünleri kurumların veri koruma ve iş sürekliliği anlamında bugün ve yarın için olan ihtiyaçlarını karşılabilecek çözümler içerir.

Ürün portföyünde yer alan Data Domain, veri güvenilirliğini ve tutarlılığını garanti eden  tekilleştirme özelliğine sahip yedekleme çözümü olup, 2016 2. Çeyrek IDC disk temelli yedekleme cihazları pazar payları raporuna bakıldığında, %61.8 pazar payı ile en yakın rakibine 4 kat fark atarak lider konumunu sürdürmektedir.

emc-data-domain-dd2200-img-03

ProtectPoint entegrasyonu ile uygulama sunucuları üzerinde yedekleme yüküne sebep olmadan 20 kat daha hızlı ve etkin yedekleme, kritik uygulamalar için 10 kat daha hızlı veri kurtarma imkanı sağlanabilir. Veri depolama ünitesinden doğrudan DataDomain sisteminin veri yedeklemesi yapılabilir.

emc-recoverpoint-img-02Recoverpoint ürünü ile verinin kamera kaydı gibi, geri alarak verinin istenen anına geri dönme imkanı mümkündür. VMware sanallaştırma kullanılan ortamlarda sanal makina seviyesinde geri dönüş yapılabilmektedir. Uzak lokasyonlara veri kopyalama içerisinde WAN bant genişliği optimizasyonu teknolojisini de içerir.

Uygulamalara entegre olarak çalışabilen veri koruma metodları geliştirebilirken istenirse yedeklemede bulut ortamı, bir katman olarak değerlendirilebilir.

İsmi geçen ürünler portföydeki sadece birkaç çözüm olup, ihtiyaca göre tüm ürünler içerisinden en uygun çözüm belirlenebilecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir