Dijital Ekonomide Verinin Bir Son Kullanma Tarihi Yok!

Kurumunuz ticari verilerine bir son kullanma tarihi atarsa, yok olma riski ile karşı karşıya kalırsınız. Dell EMC yöneticilerinden Manuvir Das yazdı. 

Dijital ekonomi giderek daha çok yerleşirken, her sektör ve bölgeden işletme de kendini hızlı hareket eden dijital yıkıcıların saldırısı altında buluyor. Bu yıkıcılar, her dijital etkileşimin hem gerçek zamanlı hem de yıllara yayılan trendinin ölçümünü yaparak, hizmetlerini buna göre ayarlıyor.

Önceden belirttiğim gibi dijital dönüşümün yakıtı veridir. Kurumlar bu trendden bahsederken sık sık Yapay Zekaya (AI), Nesnelerin İnternetine (IoT) ve İş Zekasına (BI) odaklanıyor. Bu teknolojik trendlerin her birinin sağladığı içgörüler ve bilgiler, zaman içinde toplanan verilerin miktarı ile büyük oranda kuvvetleniyor. Bu durumda kurumların verilerin nasıl işlendiğini tekrar gözden geçirmeleri hiç de şaşırtıcı değil.

AI’de Uzmanlaşmak Zaman Alır

Bulut hizmetlerinin ortaya çıkması ile kurumların kendi kendine giden bir araba yaratmak gibi karmaşık bir problemi çözmek için bir milyon CPU ataması şimdi çok kolay. Ancak, uygun miktarda veri yoksa hiç denemeseniz de olur. Kendi kendine giden arabaları çalıştıran algoritmaları oluşturmak için otomobil üreticilerinin milyonlarca kilometreyi kayıt etmesi ve hizmetin içine telemetri verileri, görseller ve hatta videolar eklemesi gerekir. Burada kestirme yol yoktur ve en çok veriye sahip olan, kazanmak için en güçlü konumdadır. Bu bana, uzman olmak için 10.000 saat pratik yapmanın gerektiğini gösteren Malcolm Gladwell araştırmasını hatırlattı. Bu AI’de de farklı değil. Tesla ve Google gibi şirketlerin kendi kendine güdümlü prototiplerinden topladıkları veriler, önümüzdeki yıllarda büyük bir rekabet avantajı olarak geri dönecek. Mali analistler bile modellerinde verileri maliyetlendiriyor. “Makine öğrenimi algoritmaları metalaştı, hatta açık kaynak haline geldi. Rekabet avantajını sağlayan algoritmalar değil, veriler. En çok veriye sahip olan şirket kazanıyor.” – Seeking Alpha 

IoT Her Zaman Verilere Bağlı Olarak Evrim Geçirir 

Teknoloji o kadar hızla ilerliyor ki bağlanamayan ve güncellenemeyen bir cihaz, daha kullanıcı dokunmadan devrini tamamlayıp kullanılmaz oluyor. Nesnelerin İnterneti ile sadece cihazın kullanım ömrünü uzatmıyor, aynı zamanda performans ve yararlılığını da artırabiliyoruz. Veri toplayıp kullandığı servise geri gönderen cihazlarınız olduğunda verimli bir döngü yaratabiliyorsunuz. Uygulama analiz edilebilecek verileri üretiyor ve sonra bu veriler iyileştirme amaçlı olarak servise geri beslenebiliyor. Elinizde temel oluşturan geçmişe ait veri kümeleri olduğunda, siz de bu cihazlarla deneyler ve inovasyonlar yapma olanağına sahip oluyorsunuz. Her kurum, eğer dijital dönüşümü GE’nin yaptığı gibi önceliklendirirse bir yazılım ve analiz şirketine dönüşebilir.

“Makinelerinizi daha akıllı hale getirmelisiniz. Makinelere ve cihazlara zekayı yerleştirmenin en iyi yollarını bulmalısınız. Daha sonra bu makineler ve cihazlar tarafından üretilen verileri toplamak, analiz etmek ve ekipmanınızı daha verimli bir şekilde çalıştırmanıza, operasyonlarınızı ve tedarik zincirinizi optimize etmenize olanak tanıyacak faydalı içgörüler üretmek için en iyi teknikleri geliştirmeniz gerek.” – Bill Ruh, GE Dijitalden Sorumlu Başkanı ve GE Digital CEO’su 

İş Zekası Sadece Zamanla İyileşir

Dijitalleşen işletmelerin ilginç yönlerinden biri, her şeyin ölçülebilir hale gelmesidir. Yeterince veri olduğunda sadece geleceği tahmin etmez, aynı zamanda onu yaratırsınız. Hepimiz hedeflemenin ekstrem olduğu reklamlar veya alışveriş uygulamalarında neredeyse zihnimizi okuyan ve karar almaya teşvik eden öneriler hakkında bir şeyler duyduk. Bu sistemler ancak ve ancak sahip oldukları daha fazla veri noktası ile iyileşebilir. Walmart’ın Büyük Veri uygulamalarına yaptığı yatırımlara bir göz atalım: 28 ülkede 20.000 mağazadan 40 PB veri analiz edebilen merkezi bir analiz uygulaması. Walmart, bu verinin bir işletmenin faydalanabileceği ideal ayırıcı özelliği sağladığını ve yıllar içinde bu gerçeğin daha da belirginleştiğini fark etti.

 Potansiyeli Gerçeğe Çevirmek Değişim Gerektirir 

Verileri çıkarma ve içgörüler için veri madenciliği yapabilme becerisi, dijital ekonomide bir sonraki inovasyon aşamasını güçlendiriyor. Verilerin giderek daha kestirimci hizmetlere olanak tanıma, makineleri eğitme ve sistemleri akıllı kılma potansiyeli var; ancak tüm bunlar kurumlar verileri elinde tutarsa gerçekleşebilir.

Bu bakış açısı, kurum içinde uzun zamandır sahip olunan birçok inancı ve uygulamayı zorluyor. Birçoğu, veri platformlarında büyük bir değişim gerektirdiğinden bu yeni veri gereksinimleri ile baş etmekte zorlanacak. En önemli sorular ise şunlar olacak: Neyi tutacağız? Neyi atacağız? Nasıl kullanılacak? Nerede depolayabiliriz? Büyüyen veri ayak izimizi nasıl yönetecek ve güvence altına alacağız?

Verinin altyapıdan ve hatta onu tüketen hizmetlerden bile daha fazla yaşayacağı bir çağa doğru gidiyoruz. Peki, siz bunun için hazır mısınız?

Yazar hakkında:

Manuvir Das is the Senior Vice President & General Manager of Dell EMC’s Unstructured Storage Division, where he is responsible for the Isilon and ECS product lines as well as key aspects of Dell EMC’s cloud strategy. Manuvir has extensive experience leading R&D organizations, including key roles in the development of Microsoft Azure and Dell EMC ViPR Controller, ECS and Nautilus. With a PhD in Computer Science from the University of Wisconsin and dozens of publications and patents in his name, Manuvir’s focus is applying world class computer science to build best-in-class, disruptive cloud products that push the boundaries of technology and delight customers.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir