Dijital Dönüşümde Nesnelerin İnterneti (IoT)’nin Rolü Gittikçe Artacak

Geçtiğimiz yıllarda tüm dünyanın odağı haline gelen Nesnelerin İnterneti, önümüzdeki yıllarda da yaşamın tüm alanlarında büyük bir değişim yaratmak üzere ivmelenmeye devam edecek

Nesnelerin İnterneti (IoT),  kurumların dijital dönüşüm stratejisindeki önemini arttırıyor. Küçük ve büyük ölçekli kurumlar, 2016 yılında yaptıkları Nesnelerin İnterneti yatırımlarının ardından, artık müşteri ilişkilerini geliştirmek ve ticari büyümeyi sağlamak amacıyla Nesnelerin İnterneti’ni sahada kullanıyor.

2016’nın ikinci yarısında büyük oyuncular, değer yaratmak için bir Nesnelerin İnterneti çözümünün tamamına sahip olmak yerine ortak platformda buluşmanın önemini fark ediyor. Dell EMC IoT Strateji ve İş Ortaklıkları Direktörü Jason Shepherd, yakın gelecekteki Nesnelerin İnterneti öngörülerini paylaşarak, kurumların Nesnelerin İnterneti yatırımlarını nasıl şekillendirmesi gerektiğine ışık tutuyor.

İşte yakın gelecekte Nesnelerin İnterneti alanında yaşanacaklara ilişkin beş önemli tahmin:

Yatırım getirisini (ROI) ölçmek ve güvenlik endişeleri en büyük engeller olacak

İşletmeler ve son kullanıcıların, Nesnelerin İnterneti projeleri için tahmin edilen yatırım getirisinin ötesini görmesi gerekiyor. İş değeri ve potansiyel yatırım getirisi anlaşılmadığı takdirde Nesnelerin İnterneti’nin benimsenmesi tıkanacak ve yavaşlayacak.

Müşteriler iş değerini ve bunu nasıl hesaplayacaklarını anladığındaysa ikinci büyük engel, güvenlik korkusu olarak ortaya çıkacak. 2016, IoT cihazlarından oluşan bir zombi bilgisayar ağının yaptığı en büyük DDoS saldırısına sahne oldu. Bu saldırı, A.B.D.’de 1600 web sitesinin kapanmasına yol açtı. Bir ay sonra ise Dyn’e yönelik önemli bir saldırı A.B.D. genelinde ve Batı Avrupa’nın bazı bölümlerinde büyük bir internet kesintisine yol açtı. Analistlere ve sektör uzmanlarına göre ise bu, sadece bir başlangıç. Önümüzdeki yıllarda bilgisayar korsanları, başka saldırılar düzenlemek için IoT cihazlarının zayıf noktalarından faydalanacak ki bu saldırılar, sadece cihazları etkilemeyecek.

Nesnelerin İnterneti pazarının, bu savaşta mücadeleye yardımcı olmak adına, cihazları saldırıya karşı daha savunmalı hale getirecek güvenlik uygulamaları geliştirmek üzere bir araya gelmesi gerekiyor.

Açık kaynak erişimi ve Nesnelerin İnterneti platformlarının birleşmesi

Nesnelerin İnterneti pazarının sayıları 400’ün üzerinde olan platformlar çözüm geliştirme sürecini yavaşlatıyor. Müşterilerin birbirlerinin teknolojisini kullanarak fayda sağlamasını daha kolay hale getirmek için pazarın birleşmesi gerekiyor.

Bu yıl şirketler, kendi özel noktalarını keşfetmeliler. Böylece her şeye “sahip oldukları” düşüncesinden sıyrılmaları ve sektörü ileriye taşımak için “farklı olmanın önemli olduğu yerde farklı olma” konusunda ilerleme kaydetmeleri gerektiğini fark edecekler. Çözüm geliştirmeyi daha da destekleyecek bir başka etmen ise açık kaynak erişimi olacak.

Açık kaynak platformlar, endüstriyel, akıllı şehir ve kamu hizmetleri projelerinde kullanıldıkları bir noktadalar. Geleneksel olan sektörler ise yakın gelecekte açık kaynak konusunda gittikçe daha rahat olacak. Daha fazla açık kaynak platformu geliştirildikçe ve olgunlaştıkça, bunlar araştırma ve geliştirme sürecinin de önemli bir parçası haline gelecekler. 

Nesnelerin İnterneti cihazlarından veri madenciliği yapmak için yapay zekâ giderek daha fazla kullanılacak

Dünyanın önemli araştırma şirketlerinden biri olan Forrester’e göre 2016’ya kıyasla 2017 yılında yapay zekâya %300 daha fazla yatırım yapılacak. Nesnelerin İnterneti uç nokta ve ve bulut boyunca dağıldıkça içgörüler de yapay zekânın ve taşıyıcıların kullanımı ile güç kazanacak.

Yapay zekâ, gerçek zamanlı karar alımına sağladığı katkı ile şimdiden iz bırakmaya başladı. Yapay zekânın geleceğine bakıldığında, daha doğal dil becerileri geliştirmek, bağlı bir Nesnelerin İnterneti sistemi potansiyelini gerçekleştirmeye yardımcı olacak. Çünkü dil tabanlı veri açıklamaları, çeşitli cihaz türleri arasında verilerden anlam çıkarmanın daha evrensel bir yolunu sağlayacak. Bu yaklaşım sadece veri silolarını Nesnelerin İnterneti türleri arasında bölmekle kalmayacak, aynı zamanda insanların Nesnelerin İnterneti ile doğrudan sesli veya yazılı olarak iletişim kurmasına da olanak sağlamak üzere genişletilebilecek. Yapay zekânın yayılması ise başta iş gücündeki kültürel güçlükler olmak üzere kendi zorluklarını getirecek.

Dell ve Intel’in yürüttüğü Geleceğin İşgücü Araştırması’nın, Brezilya’daki işçilerin yüzde 41’inin bir robotun işlerini ellerinden alabileceğinden endişe ettiğini belirlemesi de bu durumu kanıtlar nitelikte. Bazı ülkeler, bu fırsatı çalışanlarını yeniden eğitmek ve onlara yeni beceriler kazandırmak için kullanıyor. Örneğin veri bilimciler, içgörüler ve cevaplar için büyük veri havuzlarını gözden geçirmenin ötesine geçmeleri amacıyla makineleri eğitmeye başlayacak ve makinelerin satır aralarını okuyarak bilgi birikimi oluşturmalarına yardımcı olacak. Konuşma dilleriyle iletişim kurma becerisi yoluyla yapay zekâ, verileri farklı bir şekilde yorumlayabilecek çünkü onu daha kısa ve öz bir şekilde parçalara bölebilecek, büyük bir bilgi yığını içinde normalde görülmeyecek nüansları tespit edebilecek ve paylaşabilecek.

Dikey pazarlarda kullanım örneklerine daha fazla odaklanma

IoT heyecanının büyük bir kısmı, bağlı bebek kameraları, buzdolapları ve tuvaletler gibi günlük hayatı kökünden değiştirecek gelişmelerle ilgili olarak tüketici segmentlerinde kendisini gösteriyor. Dell EMC’nin odağını ise başından beri kurumsal ve endüstriyel sektörler oluşturuyor ki artık başka oyuncuların da gerçek yatırım getirisinin bu alanlarda olduğunu anlamaya başladığı görülüyor. Bu yıl sektör, dikey pazarlar içinde kullanım örneklerini geliştirmeye daha fazla odaklanma konusunda konuşmaya başladı ve devam ediyor. Genel kullanım örnekleri için projeler ve çözümsel mimariler oluşturarak birbirimizden öğrenecek ve daha hızlı bir şekilde ilerleyeceğiz.

Tedarikçiler, Nesnelerin İnterneti ilerlemesine yardımcı olmak için sertifikasyona ağırlık verecek

Sektör, daha ortak bir temel üzerine oturduğunda sertifikasyon da gerekli INesnelerin İnterneti becerilerine sahip birinci sınıf yetenekler hazırlamaya yardımcı olacak.  Büyük şirketler ve yenilikçi start-up’lar, ağırlıklı olarak düşük veya sıfır maliyetli eğitim sertifikalarına yatırım yapmaya başlayacak. Sertifikalar arttıkça ortam, çıtayı yüksek tutma ve sertifikaların önemini korumasını sağlama çabasıyla sektöre özel sertifikaların öne çıkmasına hazır hale gelecek. Bu trend, şimdiden IBM’in Watson IoT Akademisi’nde ve PTC Üniversitesi’nin ThingWorx Sertifika Programında görülmeye başlandı. Kurumlar, Nesnelerin İnterneti sağlayıcılarının sertifika alanında neler yaptığını takip etmeye hazır olmalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir