Dijital Dönüşüm: İşinizi Geleceğe Hazırlamak için Masaüstü Sanallaştırma Kullanmak

Masaüstü Sanallaştırma, yeni ürünlerin geliştirilmesini, BT güvenliğini, uygulamaların ve veri erişiminin sağlanmasını destekliyor. 

IDC, 2020’ye gelindiğinde Global 2000 şirketlerinin %50’sinin rekabetçi ve ilgili kalabilmek adına dijital olarak gelişmiş ürünler, hizmetler ve deneyimler sunması gerekeceğini öngörüyor. Birçok işletme için bu değişim, önemli ve zorlu olacak ve de ‘uçuş sırasında bir uçağın kanatlarını değiştirmeye’ benzeyecek. Yeni ve yenilikçi dijital çözümler pazara getirildikçe günlük üretkenliğin de korunması gerekecek. Aynı zamanda güvenlik tehditleri artacak, iş uygulamaları evrim geçirecek ama BT bütçelerinin aynı kalması ihtimali de var olacak.

Sanal Masaüstü Altyapısı (VDI); tüm bu konularda yardımcı olan, oturmuş ve olgunluk kazanmış ama genelde gereğinden az kullanılan bir teknoloji. Birçok kurum, hali hazırda veri merkezlerinde sunucu kapasitesini optimize etmek için kurduğu ve küçük işletmelerden global olanlara kadar dünyadaki tüm kurumlarda kullanımda olan aynı alt sanallaştırma teknolojisini kullanıyor.

Masaüstü sanallaştırma, dijital dönüşümdeki üç sorunu çözümlemek için kullanılabilir:

Değişime zamanında ayak uydurmak 

Yenilikçi ve yeni ürünler, hizmetler ve deneyimler geliştirmek, sonunda yeni platformlar ve beceriler gerektirecek yeni BT yaklaşımları doğuruyor. Ancak bu girişimlerin peşinde koşarken kurumların da faaliyetlerine devam etmesi gerekiyor. Kısacası kaynakların serbest bırakılması gerekiyor ki bu da mevcut altyapının ve süreçlerin daha verimli hale gelmesinin zorunlu olduğu anlamına geliyor.

Masaüstü bilişim, verimliliğin elde edilebileceği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. PC’lere ve dizüstü bilgisayarlara geleneksel kurulum yöntemleri, tipik olarak tekrar eden görevlerle çok sayıda BT kaynağı kullanıyor. PC’leri böylesine çekici bir araç kılan güç ve esneklik, BT’nin optimize etmek için çok çalıştığı düzeneklerin bilgisayar kullanıcıları tarafından dikkatsizce değiştirilmesi yoğun destek ihtiyacı doğuruyor.

Masaüstü sanallaştırma, kullanıcıların aşina olduğu aynı PC deneyimini korurken masaüstü bilişim sunumunu merkezileştiriyor. Bu merkezileştirme de büyük ölçek ekonomileri sağlıyor. Örneğin her PC’ye ve dizüstü bilgisayara uygulamanın yeni sürümünü yüklemektense, masaüstü sanallaştırma bunun sadece bir kez yapılmasına olanak tanıyor ve yeni yüklenen uygulama sorunsuz olarak bir sonraki oturum açışlarında kullanıcılara iletiliyor. Hatta bu teknolojinin akış adı verilen bir alanı, BT ekibi için daha da yüksek verimlilikler sağlayacak şekilde Windows ortamlarının ‘çalışırken’ eksiksiz şekilde kurulmasına olanak tanıyor.

Verimlilik burada bitmiyor. Kullanılmaya başlandığında kullanıcı tarafından deneyimlenen her tür sorun, merkezi olarak soruşturulup çözümlenebiliyor. Bu da bir BT ekibi üyesinin kullanıcı masasını ziyaret etme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Kullanıcının masasındaki ince istemcilerden faydalanmak, güvenilirliği artırıyor ve nadir donanım sorunu durumlarında basit bir cihaz değişikliği kullanıcıyı tekrar çalışır ve üretir hale getiriyor.

Gelişen siber tehditlere karşı korumak 

BT güvenliği, iş yeri içindeki dönüşümün ikinci direğidir. Siber suçlara karşı savaş, kurumların tüm organizasyon ve altyapı katmanlarında verilmektedir, ama CIO’ların uykusuz geceler geçirmesine neden olan uç noktadır. 2016 yılında başarıya ulaşan veri ihlallerinin yüzde 70’i IDC’ye göre uç noktada başlamıştır. Ek olarak IDC araştırması, Avrupa şirketlerindeki her dört çalışandan üçünün 2018’e kadar tam olarak mobil hayatı benimseyeceğini göstermektedir. Bunu başarmak için ihtiyaç duydukları cihazlar, en katı korumaları gerektiren çoğu son derece gizli zengin kurumsal veri, uygulama ve kaynak depolarıdır. Bu cihazlar aynı zamanda mobil çalışanların engellenmediğini de garanti edecek.

Arka planda daha fazla uç nokta, cihaz ve veri ve de sayısı ve etkisi artan güvenlik tehditleri olduğu düşünülürse şirketlerin, veriyi merkezi olarak güvenli ve esnek bir şekilde yönetmesine olanak tanıyan bir masaüstü sanallaştırma stratejisini benimsemeyi tekrar düşünmesi gereklidir. Şirketler, verileri üzerinde 360 derece görünürlük kazanırlar ve daha kolay bir şekilde tehditleri değerlendirebilir ve tespit edebilirler. Bu, aynı zamanda BT departmanlarını da daha uyumlu yapar. Uç nokta güvenliği, masaüstü/iş yeri BT ve ağ ekipleri arasında olduğundan sanal masaüstü kurulumu bir köprü kurmaya yardımcı olabilir.

Bu yaklaşım yoluyla veriler artık belli bir cihazda durmaz. Bu da bilgisayar korsanlarını bireysel çalışanlardan fidye talep etme yeteneklerinden mahrum bırakacağı ve aynı zamanda kurbanın cihazından herhangi bir veri çıkaramayacakları için spam e-posta kullanmaktan caydıracağından fidye yazılım saldırılarının önünü keser. Bu, özellikle her kullanıcının kullandığı cihaz sayısı arttığından önemlidir.

En güvenli ince istemcilerin istismar edilebilecek herhangi bir yayınlanmış API’si olmadığı düşünülürse, ince istemciler kötü amaçlı yazılımlara karşı çok daha dirençlidir. Uç nokta verilerinin olası bilgisayar korsanları tarafından erişilemez olmasını sağlamak isteyen kurumlar için uçtan uca gelişmiş tehdit koruma yazılımları, dosya seviyesinde şifreleme ve kimlik doğrulama kullanılabilir. Yukarıda referans verildiği üzere siber saldırılar, giderek daha çeşitli hale gelmekte ve şekil değiştirmektedir. Şirketler de verilere ayrıcalıklı erişim vermekte ve kapsamlı güvenlik çözümlerini uygulamaya koymaktadır.

Her yerde, her cihazda tutarlı BT deneyimi sunmak 

Dijital dönüşümün üçüncü direği, konum veya cihaz fark etmeksizin tutarlı bir uygulama ve veri erişimi sağlanmasıdır. Kurumlar, hali hazırda çalışanlarının ister ofiste, ister evde, ister yolda olsun kurumsal uygulamalara erişmesini beklemekte ve kurumsal ağlara erişmek için giderek daha çeşitli cihazlar kullanmaktadır.

Birden çok platform genelinde dağınık bir cihazlar ağı ile çalışırken kurumlar, kullanıcılarının yönetilebilirliğini ve güvenliğini garanti etmekte bir dizi zorluk ile karşı karşıya kalmaktadır.

Bunun yerine her boyuttan şirketin, verilerini güvende tutarken çalışanlarının mobil ve esnek olmasına izin veren teknolojiye ihtiyacı vardır. Bir VDI içinde kullanıcılar, cihazlarından bağımsızdır. Yani uygulamalarına ve verilerine her konumdan her an erişebilirler. Bu yaklaşım, çalışanlara ihtiyaçları olan esneklik ve BT’nin gerektirdiği güvenlik ve kontrol ile tanıdık bir bilişim deneyimi sunar. Cihazlarda veri tutulmasının arzu edilen bir durum olmadığı yüksek güvenlikli finans, devlet ve araştırma gibi sektörlerde, mobil ince istemciler gibi uzman cihazlar kullanılarak tüm bilgiler veri merkezinde tutulurken, çalışanların yine de dizüstü bilgisayarlarının işlevselliğinden faydalanmasına olanak tanınabilir.

Bir kurum VDI’yı kurduktan sonra artık geleceğin verimli, düşük enerjili, taşınabilir cihaz nesillerinin entegre edilebileceği geleceğe hazır bir platforma sahip olur. 

Dijital benimsemenin direklerini oluşturmak

Dijital dönüşümün üç temel direğini ele alırken kurumlar işlerinde, uygulamalarında devrim yapma ve çalışanlarının iş hayatlarını dönüştürme konusunda hem önemli bir zorluk hem de büyük bir fırsatla karşı karşıya gelir. Eğer hayatta kalırlarsa bu kurumlar, teknolojik inovasyonun daralan bütçeler tarafından engellenmemesini sağlayacak, kullanıcı bilgilerini güvenceye alacak ve gittikçe sıkılaşan düzenlemelere uyacak BT süreçlerini benimsemelidir. Ve tüm bunları giderek mobilleşen iş gücünün deneyimini iyileştirerek yapmalıdır.

Bu zorlukları çözümlemek için birçok işletme şimdiden sırtını masaüstü sanallaştırmaya dayamıştır. Doğru güvenlik tedbirleri ile bir dizi cihazı dahil ederek VDI da kurumların yeni dijital çağa atım atmak için ihtiyaç duydukları ilk destekçi olabilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir