Bilişim Teknolojisinin Dönüşümünde Başarının Dört Sonucu

Dijitalleşme veya dijital dönüşüm, tüm şirketler için temel bir adım ve uzun uzadıya konuştuğumuz ve kaleme aldığımız bir konu. Ancak bu süreç, BT dönüşümsüz gerçekleşemez.

Dijital dönüşüm? BT dönüşümü? Biliyoruz, terimler bir bakıma yanlış yönlendiriyor ve birçok yöneticinin sabrını test ediyor. Aynı zamanda aralarındaki farkı anlamak da zor. Dijitalleşme, yeni iş modelleri geliştirmeyi ve hedef pazarların ele alınış şeklini iyileştirmeyi içeriyor. BT dönüşümü, BT organizasyonunu dönüştürmek ve daha çevik, daha iyi performans gösteren BT çözümleri oluşturmak anlamına geliyor. Genelde artık geçerliliğini yitiren eski sistemleri ve BT altyapılarını değiştirmek ile ilişkilendiriliyor.

BT dönüşümü gerekli, çünkü bir yandan bilgi hacimleri de tırmanışa geçmiş durumda. Dell EMC BT Dönüşüm Yolculuğu 2016‘ya göre 2020 yılına geldiğimizde elimizde 44 zetabaytın üzerinde veri olacak. Bu 44 milyar terabayt demek. Eğer en son teknolojiyi kullanmıyorsa hiçbir ver merkezi bu hacimleri yönetemez.

Diğer yandan Nesnelerin İnterneti (IoT), giderek daha önemli bir görev üstleniyor: Araştırmalarımıza göre 30 milyar cihaz, üç yıl içinde internet yoluyla birbirine bağlanacak. Bunlar klasik sunucular, kişisel bilgisayarlar ve akıllı telefonlar, ama aynı zamanda makineler, sensörler ve erişim düzeneklerinden oluşuyor. Her BT departmanının bu gelişimi hesaba katması gerekiyor.

Aynı zamanda dijitalleşme ile ilgilenen departmanların ve sanal ekiplerin, artan bir sıklık ve hızla işlenmiş veri talep ettiği ve karar almak için daha ilgili veriler istedikleri de bir gerçek. Son derece istekli bir şekilde bu verileri arıyorlar, çünkü projelerinin başarısı ve dolayısıyla şirketlerinin başarısı buna bağlı.

Ama BT departmanının, rahat araçlar ve çözümler sağlayıcısı olarak eski rolü ne kadar optimize olursa olsun şirketin yeni, yüksek tempolu ihtiyaçları için artık yeterli olmuyor. CIO, şirketin bilişim teknolojilerini, iş stratejisini proaktif olarak destekleyen bir ‘Hizmet Olarak BT’ (ITaaS) şeklinde ve başarı odaklı olarak yeniden tanımlaması gerekiyor. Buna, iş uygulamalarının ve süreçlerinin daha iyi anlaşılması ve şirketin departmanları ile daha derinlemesine bir diyalog da dahil. Aynı zamanda tamamen yeni bir tavır sergilemek de gerekiyor.

Örneğin ulaştırma operatörleri veya taksi şirketlerinin sıklıkla tepeden baktıkları “yolcu” fikrine güle güle deyip piyasada yeni, müşteri dostu rakipler ortaya çıktığından “müşteri” fikrini birden benimsemesi gerekmişti. Ve BT departmanlarının da benzer bir adım atması gerek. Yani fildişi kulelerinden çıkmaları ve işteki “müşterileri” ile bir diyalog kurmaya çalışmaları gerekiyor.

Bu da şirketin departmanlarının ve ekiplerinin ihtiyaçlarını araştırmak ve tabi ki bunları mümkün olduğunca hızlı ve yetkin bir şekilde desteklemek anlamına geliyor. Bu sonuç en çok, BT personeli iş arkadaşları ile etkileşimlerinde “ön büro becerileri” geliştirdiğinde gerçekleşiyor. Bu da onların dilinden konuşmak ve sağladıkları BT hizmetlerinin tam sorumluluğunu almak demek. Ama bunun başarılı olup olmayacağı sonuçta kuruma değil ekibin tavrına bağlı.

Dell EMC 2017 BT Dönüşümü Olgunluğu Anketi‘ne göre şirketler, BT dönüşüm sürecinin üstesinden geldiklerinde gelecek birçok iyi haber var. Hızlıca dört önemli sonucu burada listelemek istiyoruz. Dönüşümden sonra:

  • Şirketlerin gelir hedeflerini aşma ihtimali iki kat daha yüksektir.
  • Şirketler, iş için önemli her bir uygulamaya yüzde 14 daha az harcar.
  • BT departmanlarının inovasyon bütçelerinde yüzde 12 daha yüksek bir paya erişimi olur.
  • Şirketlerin %47’si, BT departmanlarını maliyet merkezi olmasından ziyade kâr merkezleri olarak çalıştırır.

Bir başka deyişle herkes kârlı çıkar. Şirket kâr eder, çünkü rekabet avantajını artırır. BT departmanı kâr eder, çünkü yüksek katma değerli görevler için daha büyük bir bütçeye sahip olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir