Akıllı Apartmanın Yükselişi

Birden çok aileden oluşan topluluklara ve kampüs topluluklarına yönelik faaliyet gösteren genç bir otomasyon yönetimi şirketi olan StratIS‘in ortak kurucusu ve CEO’su Felicite Moorman: “Daha önceleri tek ailelik evlerle sınırlı olan akıllı ev teknolojileri, artık birçok ailenin yaşadığı apartmanlara ve yurtlara geliyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazları birden çok ailenin yaşadığı topluluklarda ve kampüs topluluklarında sarsıcı bir değişikliğe neden olacak ve yeni fırsatlar sunuyor.”

Manayunk, Pennsylvania’da bulunan 156 konutluk Isle Sitesi sakinleri evlerinin kapısını akıllı telefonlarına bir kez dokunarak açıyorlar. Dışarıdayken ışıklarını uzaktan açıp kapatabiliyor ve evin sıcaklığını ya da termostat programını ayarlayabiliyorlar.

Isle Sitesi’nde, kiracılar daireleri boşalttığında mülk yöneticilerinin anahtarları toplaması gerekmiyor. Dizüstü bilgisayarlarında sadece birkaç tuşa basarak boş evlere erişimi kolayca değiştirebiliyorlar. Yöneticiler emlakçının hangi ışıkları açık bıraktığı ya da boyacıların klimayı açık bırakıp bırakmadıkları konusunda endişelenmiyor. Mülk yöneticileri büyük su baskını hasarları ve onarımlarını önlemek için sızıntı algılama alarmları da kurabiliyorlar.

Kiracı Talebi Azımsanmayacak Düzeyde

Wakefield Research ve Schlage tarafından yapılan bu çalışma bir göstergeyse Isle Sitesi’ndekiler gibi akıllı ev teknolojileri, gayrimenkul sahiplerine kira piyasasında avantaj sağlayabilir, özellikle de Y kuşağı genelinde.

Ankete katılan kiracıların yüzde 61’inden fazlasının, özellikle elektronik erişim özelliklerinden dolayı bir daire kiralama ihtimalleri daha yüksekti. Yatırımın getirisi de daha yüksek olabilir. Çalışmaya göre, Y kuşağından kiracılar akıllı ev özellikleri için ortalama olarak beşte bir oranında daha fazla para ödemeye hazır olduklarını belirtmişlerdir.

Moorman’a göre bağlantılı evler ve akıllı Nesnelerin İnterneti cihazları işletim giderlerini düşürebilir, güvenliği artırabilir ve sorumluluğu hafifletebilir. Örneğin, dairelerden birinde bir yangın ya da su baskını olması halinde, bunun sitedeki diğer birçok evi etkilemesi ihtimali mevcut. Akıllı cihazlar bu hasarı algılayabilir ve hasarı en aza indirmek için bir uyarı verebilir. Bu sayede sigorta giderleri de düşebilir. StratIS yaklaşık 200.000 daireye akıllı cihazlar kurdu ve şimdi daha büyük planları var. Önümüzdeki yıl yazılım platformlarını Best Buy ile ortak olarak satmaya başlayarak ulusal düzeyde faaliyet göstermeye hazırlanıyorlar.

StratIS kira piyasasına akıllı ev teknolojisini getirme fırsatından yararlanmaya çalışan tek şirket değil. DweloVivint ve NWP gibi diğer birçok şirket akıllı kapı kilitleri, lambalar ve termostatlar takmak için gayrimenkul sahipleriyle birlikte çalışıyor.

Bu akıllı ev teknolojisi şirketlerinin çoğu, gayrimenkul sahiplerinden Nesnelerin İnterneti donanımının ilk kurulumu için ücret talep ediyor. Daha sonra, ev sahipleri için donanımı ve kiracılar için de yazılımı destekleyen gösterge panelini yönetmek için abonelik temelinde fiyatlandırma sunuyor. Birçok şirket, bilgi merkezi olması için Google Home ve Amazon Echo gibi sesle çalışan cihazları da entegre ediyor. Bu sayede, “Alexa, lütfen mutfak ışıklarını kapat” diyerek kolayca enerji tasarrufu yapılabiliyor.

Çoklu Aile Topluluklarda Karşılaşılan Zorluklar

Akıllı ev teknolojisinin faydaları ortada: Kiracılar cihazlarını uzaktan kontrol etmenin verdiği konfor ve kolaylığın keyfini çıkarırken, gayrimenkul sahipleri olası hasarları en aza indirir ve verimli çalışan tesisler işletebilirler. Ama bir sürü daireye yüzlerce akıllı cihaz kurmak ve bu cihazları yönetmek, banliyödeki bir eve birkaç ufak cihaz kurmaktan çok daha karmaşık olabilir.

Dwelo CEO’su Michael Rovito: “200 farklı oturum açma bilgisinin olduğu 200 evde bulunan akıllı kilitleri, termostatları, lambaları ve diğer birçok cihazı yönettiğinizi hayal edin. Bu biraz kabus gibi gelecektir.” Bu kaosa bir alternatif olarak, Rovito farklı satıcılara ait teknolojileri, tek bir gösterge panelinde çalışacak şekilde entegre ediyor.

Mülk sahipleri, yöneticiler ve sakinlerin farklı talepleri vardır. Kiralık mülklerin bu benzersiz ihtiyaçlarından dolayı Dwelo gibi şirketler birden fazla paydaşı yönetmek zorunda. Sakinler eğlenceli ve kullanışlı akıllı cihazlara değer verirken gizliliklerinden ödün vermek istemediklerini dile getiriyor. Mülk yöneticileri işlerinin olabildiğince sade kalmasını isterken, mülk sahipleri işletim giderlerini düşürmek ve getirileri artırmak istiyor.

Ama gizlilik ve kolaylığı dengelemek, bazı yeni zorluklar teşkil ediyor. Mülk yöneticileri ve bakım personelinin, sakinlerin gizlilik haklarını ihlal etmeden binaya erişebilmeleri gerekmekte. Şirketler, kiralık mülklerde çok fazla rol, izin ve kullanım senaryosuyla çalışmak zorunda.

Kiracıların evi boşalttıklarını düşünün. Mülk sahipleri ve yöneticiler cihazlarının kontrolünü geri almak isterler ve sakinlerin de gizliliklerinden emin olmaları gerekir. Dwelo ve StratIS bu sorunun farkına varmış durumda. Bu yazılım platformları, tüm Nesnelerin İnterneti cihazları ile kullanıcı dostu bir gösterge panelini birbirine bağlıyor ve roller ile izinler ayarlayarak doğru kişinin, doğru zamanda, doğru erişim düzeyine sahip olmasını sağlıyor.

Bu hızlı, çok aileli ev otomasyonu kira piyasasında yeni beklentileri belirliyor. Rovito’ya göre insanlar bugün nasıl spor salonu ya da granit mutfak tezgahı istiyorsa kiracılar da kısa bir süre içinde dairelerinde akıllı cihazlar olmasını istemeye başlayabilir. Rovito beş yıl içinde, kurumlara ait çok aileli kiralık mülklerin büyük bölümünün akıllı dairelerden oluşacağını ya da bu yönde adım atılacağını tahmin ediyor. Akıllı kapı kolları, bağlantılı termostatlar ve lambalar kiracı topluluklarında standart olanaklar haline geldiğinde bu bir dönüm noktası olacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir